Beyin felci geçiren insanlar üzerine yaptığım bir çalışmada şu sonuca varmıştım. Yaşadığımız çevre, aldığımız gıdalar, iş hayatı ve genetik yapımız, sağlığımızı yakından ilgilendiriyordu. Çok yıpranan, çabuk ve hızlı yaşlanan insanların ortak paydasında hareket azlığı,stres gerilim alkol, sigara gibi zararlı alışkanlıkla, düzensiz ve dengesiz beslenme ve hızlı yanlış yaşam tarzı vardır.

Yaşam tarzımızda ne gibi düzenlemeler yaparsak daha sağlıklı dinç ve genç yaşarız sorusuna gelince: Yeterli ve düzenli hareket etmek. Eksersiz, yüzme, yürüme gibi yararlı ve hücrelerimizi gençleştirip strese karşı koruyucu tavsiyeleri yerine getirmek derim. Ruhi ve bedeni bütünlüğümüzü sağlayan eksersiz ile nelerden korunduğumuza gelince: Hemen her insanın başının belası durumunda olan stres, düzenli eksersizle beynimizden salgılanan mutluluk hormonları sayesinde önemli ölçüde etkisini kaybediyor. Hücrelerimizin temel ihtiyacı olan oksijeni alan akciğerlerimizin kapasitesi neredeyse iki misline çıkıp hücrelere taşınan temiz oksijeni bol kullanma imkanı elde ediyor.

Zinde ve dinç olan kişilerde bağışıklık sisteminin çok iyi çalıştığını biliyoruz. Hücre ve dokularımızın çeşitli virüs bakteri parazit ve mantar gibi istilacılara karşı korunmasında çok önemli rol üstlenen bağışıklık sistemimizdeki bu düzenli çalışma sayesinde her türlü hastalığa mukavemetimiz artıyor. Kanser dahil çeşitli hastalıklara daha az yakalanıyor ve artmış direnç nedeni ile de hastalıkları daha çabuk yenebiliyoruz.

Aktif ve hareketli bir hayat beyin fonksiyonlarımızı da olumlu etkiliyor. Unutkanlığı, uyuşukluğu, halsizlik ve bitkinliği yok etmek istiyorsak, çeşitli ilaç ve takviyelerden önce düzenli ve dengeli eksersiz yapılması umulmadık başarılar elde etmemizi sağlayacaktır.

Hayat tarzını düzenli ve dengeli sürdüren insanlar çeşitli organlardan salgılanan hormonların üretiminde de artmaya vesile olduğundan daha enerjik yaşama şansını yakalıyor.

Son yıllarda üzerinde sık durulan organik besinleri tercih etmeliyiz. Bu sayede hem suni ve kimyasal gübre katkılarına karşı hem de yediklerimizin kirletilmesini engelleyebiliriz.

Günlük temel gıdalarımızdan olan içme suyunun temizliği kimyasal maddelerden arınmış olması veya çeşitli organik madde ihtiva edip etmemesi yönünde araştırmamız gerekiyor.

Depresyon sıkıntı huzursuzluk gibi çeşitli sinir hastalıklarına yakalanmak istemeyen insanlarında bol hareket etmesini, gezmesini, aşırı ihtiraslardan uzak ve hayata olumluluklar katarak yaşamasını öneriyorum.

Gayesiz yaşamak kadar zor ve sıkıcı bir hayat olur mu?

Ömrümüzün nerdeyse üçte birlik kısmını geçirdiğimiz uyku gıdasını sağlıklı almanın yolu da yaşam tarzımızdaki olumlu değişikliklere bağlı. Kendisi ile barışık yaşamak insanlarla ve çevre ile kavgalı olmamak, uykuyu saatinde uyuyarak ertesi günü dinç karşılamak gibi tavsiyelerden umulmadık olumlu sonuçlar alabiliyoruz. Beynimizin ve bedenimizin dinlendirilmesinde kaliteli uyku kadar önemli bir ihtiyaç olmadığı kanaatindeyim. Kahve, çay, sığara, alkol, çikolata, gürültü, geç saatte yenen yemek gibi çeşitli uyku düşmanlarından uzak durarak alacağımız uyku gıdası bazen ilaç gibi geldi denecek kadar insanı dinçleştirir.


Benzer Makaleler: