İSTANBUL – Uzun süren açlık ve susuzluk nedeniyle oruç tutanlarda mide ve bağırsak problemleri yaşanabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Lütfi Hocaoğlu, sahur ve iftar arasında geçen uzun sürede sindirim kanalının aktif halden inaktif hale geçtiğini, bunun da bağırsak hareketlerinde belli oranda azalmaya yol açacağını söyledi. Uzun süren açlığın ardından iftarla birlikte hızlı ve yüksek miktarlarda gıda tüketiminin mide ve bağırsaklarda şişkinlik ve gaz problemlerine neden olabileceğinin altını çizen Dr. Hocaoğlu, “İftar sonrası yoğun gıda tüketimi ve bu tüketimin akşamın ilerleyen saatlerine rastlaması, sahurda da yine beslenmenin devam etmesi kaliteli uykunun zarar görmesine de neden olabilir. Sindirim sisteminde meydana gelen değişiklikler sonucunda görülen kabızlık, şişkinlik ve gaz problemlerini doğru beslenerek aşmak mümkün” dedi.

PROBİYOTİK VE PREBİYOTİKLER NEDEN GEREKLİ?
Sindirim sisteminin sağlıklı dengesinin korunmasında probiyotik ve prebiyotik içerikli besinlerin önemli yer tuttuğuna değinen Dr. Hocaoğlu, dost bakterilerin sağlık için ne anlama geldiğini şöyle anlattı: “Bağırsaklarımızda 1-2 kg kadar dost bakteriler dediğimiz probiyotikler bulunur. Bu bakteriler sağlıklı sindirim sistemi florasının oluşmasında, besinlerin sindirilmesinde, bağışıklık sisteminin desteklenmesinde, K ve B vitaminlerinin sentezinde önemli yer tutar. Ayrıca kötü bakterilerin çoğalmalarını da engelleyerek gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sindirim problemlerini de ortadan kaldırabilmektedirler. Sindirilemeyen karbonhidratlar olan prebiyotikler ise probiyotiklerin etkinliğini artırdığı için birlikte kullanımları, Ramazan boyunca sık karşılaşılan bu şikayetlerin giderilmesi için ayrıca önem taşır.”

HASSAS BAĞIRSAK SENDROMUNA DİKKAT
Dr. Lütfi Hocaoğlu, Ramazan ayında her 4-5 kişiden birinde görülen Hassas Bağırsak Sendromu hastalığına da dikkat çekti. Hastalığın; karın ağrısı, sık tuvalete çıkma isteği, şişkinlik, gaz şikayetleri gibi bulgularının olduğunu kaydeden Hocaoğlu, sendromun tedavisinde beslenme alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını ifade ederek şu tavsiyelerde bulundu: “Yeterince su tüketmek, öğün sayısını artırmak, gaz yapıcı gıdalardan uzak durmak, probiyotik ve prebiyotik içerikli gıdalara (yoğurt, kefir, lifli sebzeler) sofralarda fazlaca yer vermek tedaviye önemli katkı sağlar. Hassas Bağırsak Sendromu olan hastalar; içerdiği probiyotik türü ve sayısı belli olan, mide ve safra asitlerinden etkilenmeden bağırsaklara ulaşabilen, yüksek stabiliteye sahip probiyotik ve prebiyotik içerikli gıda takviyelerinden kullanabilir. Böylece şikayetler kolayca giderilerek, sindirim sistemi en doğal ve en güvenilir yollarla korunacaktır.”


Benzer Makaleler: