Op. Dr. Numan BAYAZIT Kadın Hastalıkları ve Doğum: Katıldığım bir panelde söz alan dinleyicilerden biri ” Dört çocuk doğurdum, hiç de doktora gitmedim, hepsi sapasağlam” diyerek gebelik takibi ile ilgili kendi düşüncesini söylemişti. Ondan sonra söz alanların başına gelenler ise sanki O’na cevap gibi idi. Bunlardan bir tanesi uzun yıllar süren kısırlık döneminden sonra kendiliğinden gebe kalmış ancak ilk 3 aydan sonra bebeğin sakat olduğu anlaşılarak kürtaj yapılmıştı. Birkaç soru ile kadının ” polikistik over sendromu” olduğu anlaşılıverdi. Annesinde şeker hastalığı vardı ve büyük olasılıkla kendinde de olduğundan bebek sakat kalmıştı. Polikistik over sendromu ve tip2 şeker sıklıkla birlikte bulunur ve ailesel geçiş gösterir. Yüksek şeker ise bebekteki sakatlıkların en iyi bilinen sebeplerindendir. Bir başka kadının yanındaki 15 yaşlarındaki oğlu ise spastikti. Doğumdan sonra sarılık çıkmış. Bu sık rastlanan ve fototerapi ile kolayca iyileşen bir durumdur. Ailenin ihmalinin sonucu gerçekten çok ağırdı. Bunun gibi başka örnekler de vardı. Bunlar, basit gibi görünen öneri ve önlemlerin aslında ne kadar önemli olduğunun kanıtıdır.

Sık rastladığımız sevimsiz bir durum kadının gebe olduğunun farkında olmadan bazı ilaçlar kullanması, röntgen çektirmesi ya da buna benzer bir şey olmasıdır. “Bu bebeği istiyoruz ama ya bir şey olmuşsa?”. Ne yazık ki hala, kadınların yarısı gebe kaldıklarını sonradan fark etmektedir. Yukarıdaki durumlar da bunun doğal sonucudur. Demek ki sağlıklı bir gebeliğin iyi doğum kontrolü ile başladığını söyleyebiliriz. Doğum kontrolü bırakılmadan 3 ay önce doktora başvurulmalıdır.

Önce anne adayının genel sağlık kontrolü yapılır. Aşırı kilolu olanların kilo vermesi, aşırı zayıf olanların alması önerilir. Varsa sigara ve alkol bırakılır. Ailede genetik bir sorun varsa danışmanlık alınabilir.

Gebelikte karşılaşıldığında bebeğe zarar verebilen infeksiyonlara karşı bağışıklık durumu kontrol edilip gerektiğinde aşı yapılır.Kızamıkçık, eğer daha önce geçirilmedi ise suçiçeği ve anne adayı riskli grupta ise (hemşireler gibi) hepatit B bunlardandır. Artık grip aşısını da öneriyoruz. Gebelikten önce veya ilk 3 aydan sonra yapılabilir.

Hipertansif anne adayları bir kısım ilaçlarını gebelikte devam edebilirler bazıları ise kesilmelidir ( örn. coversyl, inhibace).

Yüksek şeker ilk 3 ayda bebekte anomali riskini arttırır. Şeker hastaları gebe kalmadan önce muhakkak kontrol altına alınmalıdır.

Tiroid hastaları ilaçlarına gebelikte de devam edebilirler. İlaç kullananlar, daha önce tiroid hastalığı geçirenler veya yüksek risk altında olanlar ilk üç ayda hipotiroidi açısından taranmalıdır. Gebelikte sıklıkla ilaç dozunun arttırılması gerekmektedir. Aksi halde hipotiroidi bebekte kalıcı etkilere neden olmaktadır. Tiroid testinin bütün gebelerde yapılması ise gereksiz görülmektedir.

Gebe kalmayı planlayanların 3 ay önceden günde 400 mikrogram folik asit almaya başlaması gerekir. Bu “nöral tüp defekti” adı verilen baş ve omurgada açılmalarla kendini gösteren (ensefalosel, spina bifida gibi ) anomalilerin azalmasını sağlar. Daha önce böyle doğum yapanlarda doz 4 miligrama çıkılır. Yüksek dozdan fayda görebilecek diğer kişiler şeker hastaları,yakın akrabada nöral tüp defektli doğumu olanlar,ilaç kullanan epilepsi hastalarıdır.

 


Benzer Makaleler: