Toplumda her bin kişiden 7-10’unda epilepsi hastalığı görülebilir. Yolda, otobüste nöbet geçiren birini gördüğümüzde aklımıza hemen epilepsi, halk arasında bilinen adıyla “sara” gelir.

Prof. Dr. Esat E. Eşkazan
Nöropsikiyatri Uzmanı
Nöbet geçiren her insan epilepsi hastası değildir. Epilepsi tanısı, tekrarlayan 3 nöbet hikayesi olan bir hastada sürdürülen ayrıntılı araştırma sonrasında konabilir.

Epilepsi nöbeti ve hastalığı nedir?
Epilepsi ya da günlük dilimizdeki deyimle sara denen hastalığı, nöbet dediğimiz ve beynimizin kabuk kısmında ya da derininde yerleşmiş bir grup sinir hücresinin (nöronun), eşzamanlı olarak, birden başlayan, gereksiz (anormal), gelip geçici ve aşırı bir etkinliğine (deşarjına) bağlıdır. Bir süre devam edip geçen ve arada bir tekrarlayan bu aşırı ve gereksiz etkinlikler beynimizin işlevlerinde geçici bozulmalara yol açmaktadır. Nöbetler sırasındaki gelip geçici bozukluklar bilinç kaybından iskelet kaslarımızda kasılmalara ya da ani gevşemelere kadar değişik görüntülerle dışlaşırlar. Bu bakımdan, bir epilepsi nöbetine karmaşık bir bilgisayarda zaman zaman ortaya çıkan ve sistemin işleyişini bozan ya da durduran, gelip elektriksel kısa devre olayı gibi bakabiliriz. Bir epilepsi nöbeti her kişide, hatta bütün omurgalı hayvanlarda beyindeki duyarlı dengeleri bozun çeşitli etkenler tarafından uyandırılabilmektedir. Örneğin, beyne verilen bir elektrik şoku, aşırı uyarıcı bazı kimyasal maddelerin alınması, kan şekerinin aşırı düşmesi, kan kimyasında belli değişiklikler gibi etkenler büyük nöbet dediğimiz bir sara nöbetini uyandırabilmektedir. Ancak, böyle bir nöbeti geçiren bir kişi epilepsi hastası sayılmaz. Bu nitelikteki nöbetlere uyarılmış (provoke) nöbetler denir. Oysa, epilepsi hastalığındaki nöbetler beynimizde doğuştan gelen ya da sonradan oluşmuş bir değişiklik sonucu tekrarlama özelliğini taşırlar. Beynimizde böyle bir değişikliği oluşturan doğuştan etkenlerin başında genetik yatkınlık ve beynin gebelikte oluşması sırasında meydana gelmiş gelişimsel anomalileri ve doğum sırasında beynin örselenmesi gelmektedir.

Doğumu izleyerek epilepsiye yol açan nedenler arasında ise menenjit ya da ansefalit gibi geçirilmiş beyin ve zarlarının iltihapları, beyin tümörlerinin gelişmesi, başa gelen ve beyni zedeleyen şiddetli darbeler ve beyin damar hastalıkları sonucu beyinde oluşan değişiklikler önde gelenlerdir.

Epilepsinin toplumda görülme sıklığı nedir?
Epilepsi nöbetleri olan her yaştan kişilere, bütün toplumlarda, her bin kişiden 7 – 10′unda görülecek şekilde (% 0.7 – % 1) oldukça yakın oranlarda rastlanmaktadır. Tarihte epilepsi hastalığı olduğu bilinen ünlü kişiler arasında Jül Sezar, V. Van Gohg, F. Dostoyevski ve Neyzen Tevfik ilk akla ilk gelenlerdir. Bu noktada epilepsinin bir psikiyatrik hastalık olmadığını, epilepsili kişilerin çoğunun toplumdaki görevlerini yerine getirebilen kimseler olduklarını ve hiç kimsenin epilepsi hastalığı bakımından mutlak anlamda korunmuş sayılamayacağını ve ileri yaşlarda da kişilerde nöbetlerin başlayabildiğini belirtmek gerekir.

Epilepsi nöbetine benzer başka nöbetler var mıdır?
Gelip geçici özellikleri başta olmak üzere birçok bakımdan epilepsi nöbetlerine benzeyen, başka, birçok sinir sistemi hastalığı vardır. Çocuklarda ve erişkinlerde farklı olan bu epilepsi dışı tabloların epilepsiden ayrılmaları bazen hekime güçlükler çıkarabilmektedir. Bunlar arasında günlük dilde basit asabi nöbet denen psikolojik kaynaklı nöbetler, refleks mekanizmalarla oluşan bayılma halleri ile bazı kalp ve damar hastalıklarına bağlı, sonuçta beyne kısa bir süre az kan gelmesi ile oluşan nöbetler ve küçük çocuklardaki ağlama sırasında katılma halleri önde gelenlerdir. Diğer yandan, 5-6 yaşlarına kadarki çocuklarda, beden ısısının beyin hastalıkları dışındaki enfeksiyon hastalıklarına bağlı yükselmesi sırasında ortaya çıkan ve ateşli havale denen nöbetlerin özel bir konumu bulunmaktadır. Genetik bir yatkınlığa bağlı, bu yaş dilimindeki çocukların yaklaşık %6’sında rastlanan ve olguların büyük çoğunluğunda bu yaş diliminden sonra kaybolan ateşli havale nöbetleri, ateş koşuluna bağlı epileptik nöbetler olmakla birlikte bir epilepsi hastalığı olarak kabul edilmezler.

Hekim bir epilepsi nöbetini epilepsi dışı benzer nöbetlerden nasıl ayırmaktadır ? EEG nedir?
Bir epilepsi nöbetini benzer durumlardan ayırabilmek için, hekim her şeyden önce hastadaki nöbetin klinik özelliklerini dikkatle değerlendirmek zorundadır. Bir epilepsi nöbetinin bir kaç dakika ya da saniyeler süresince dışa vuran değişikliklerle sınırlı olması ve bazı nöbetlerin ise hastanın duygu veya duyuları gibi yalnızca onun tarafından fark edilebilmesi, sıklıkla tanıyı güçleştirmektedir. Bu nedenle hekimin, nöbet öyküsünü ve nöbeti görenlerin bildiklerini ayrıntılı olarak dinleyip değerlendirmesi gerekmektedir. Bazen, nöbetin hekim tarafından gözlemlenmesi, nadir de olsa, olasıdır. Ayrıca, günümüzde gerek nöbetin ailelerce ya da hastane ortamında ilgililerce video ile kaydedilerek saptanması mümkün olabilmektedir. Bunların dışında, bir nöbetin epilepsi nöbeti olup olmadığını ayırt etmede ve epilepsi nöbetinin tiplerinin ayrılmasında hekime en fazla veri sağlayan yardımcı inceleme yöntemi elektroensefalografi (EEG) adı verilen inceleme yöntemidir. EEG beynimizin normal çalışması sırasında sinir hücrelerinin oluşturduğu düşük güçteki elektriksel değişikliklerin özel cihazlarla büyütülüp yazdırılması ya da bilgisayar ekranında gösterilmesi esasına dayanır. Normal uyanıklık ve uyku hallerinde çocukta ve erişkinde belli fark ve özelliklerle dışlaşan EEG bulguları epilepsilerde çok değişik görünümlere sahiptir. Uyanıklık sırasında saçlı deri üzerinden kaydedilen standart EEG’den başka, uyku sırasında daha uzun EEG kayıtları ve nöbet sırasında nöbeti de görüntüleyen video-EEG uygulamaları bulunmaktadır. Ayrıca, cerrahi girişimle tedavisine karar verilen ilaca dirençli epilepsi hastalarında, epilepsiye yol açan sinir grubunu belirlemek amacı ile beynin yüzeyine veya derinliğindeki yapılara özel alıcı elektrotlar yerleştirilerek EEG uygulamalarına da başvurulur. Bu tip kayıtlar da ülkemizde epilepsi cerrahisi uygulayan belli bazı üniversite merkezlerinde başarı ile yapılabilmektedir.

Epilepsinin nedeninin anlaşılması için hekim genellikle nasıl bir yol izler ?
Özellikle nöbetleri yeni başlamış hastalarda hekim, nöbetin bir epilepsi nöbeti olduğu sonucuna varırsa, seçilecek tedavinin belirlenmesi için bir yandan bunun tipini belirlemeğe çalışırken, bir yandan da nöbetlere yol açan nedeni ortaya çıkarmayı amaçlar. Bunun için, başta nöbetlerin ayrıntılı öyküsünün yanı sıra, EEG incelemeleri ve beyindeki dokusal değişikliklerin görüntülemeleri (manyetik rezonans görüntülemesi, MRG gibi) başta olmak üzere bir dizi laboratuar yönteminden yararlanılmaktadır. Çocuklarda ek olarak bazı metabolizma bozuklukları gibi, beden kimyasında doğuştan gelen ve epilepsi nöbetlerine de yol açabilen yapısal bazı bozuklukların (amino asit metabolizma bozukluğu gibi) aranması da gerekebilmektedir.


Benzer Makaleler: