Ramazan ayında oruçla birlikte vücutta fiziksel ve ruhsal olarak ciddi değişimler meydana gelmektedir. Dünya nüfusunun yaklaşık % 25’ini oluşturan 1.5 milyar civarında Müslüman bu ayda oruç tutmaktadır. Ramazan orucu ile birlikte gelen sindirim sistemi açısından en büyük değişiklik düzenli üç öğün yemek ve ara öğünler yerine, iftar ve sahur ile birlikte sadece iki öğün yemek yenilmesi ve buna paralel olarak gerek alınan besinler ve içilen sıvılardan vücuda giren su miktarının azalmasıdır. Oruç tutulan saatler boyunca dişler, tükürük, sindirim sistemi salgıları ve organları dinlenmeye geçer. Bu durum sindirim sistemi tarafından oruç süresince 30 günlük tatile girer. Aynı şekilde oruç tutulan süre içinde sigara vb. keyif verici maddelerin alımı da duraksamaya uğramaktadır.

ABD’den Trepanowski ve Bloomer  Müslümanlık ve Hristiyanlıktaki orucun vücut üzerine etkilerini incelediklerinde Müslümanlıkta orucun günlerin uzadığı yaz aylarına gelmesi ve oruç tutulan ülkenin Ekvator’a olan yakınlığı ile birlikte zorlaştığını belirtmiştir. Leiper ve ark. çalışmasında, ay takvimine göre 9. aya denk gelen  Ramazan ayının, hicri ve miladi takvim arasındaki farklılık nedeniyle yılda ortalama 11 gün geri geldiği ve dünya genelinde ortalama 12 saat süre ile oruç tutulduğu, ancak Ramazan ayının yaz aylarına denk gelmesi ile birlikte bu sürenin 18 saate dek uzadığı ve kutuplara yakın olan bölgelerde yaz aylarında bu sürenin 22 saati bulabildiği vurgulanmıştır.

Ramazan ayında hangi durumlarda oruç tutmak risklidir? 

•    Gebeler
•    Emzirmekte olan lohusalar
•    Kronik hastalıkları olanlar (Tip 1 şeker hastalığı, kronik böbrek yetersizliği, vb.)
•    Organ nakli yapılmış hastalar
•    Düzenli ilaç alması gerekli olan hastalar
•    Doktorların uzun süreli açlığa kısıtlama getirdiği hastalar
•    Düşkün durumdaki hastalar

Düzenli ilaç kullananlar Ramazan ayında nelere dikkat etmeli?

Ramazan ayı için ayrı bir konuda ilaç alışkanlıklarının değişmesidir, sıklıkla oruç süresince ilaç alımı iftar ve sahur vakitlerine göre ayarlanmaktadır. Aadill ve ark. Fas’ta gerçekleştirdikleri çalışmalarında Levotiroksin (guatr ilacı), Digoksin (kalp ilacı) gibi bazı ilaçların her gün aynı saatte ve yemekten bir saat önce alınmaları gerektiği, bu nedenle Ramazan ayı ve oruç nedeniyle emilimlerinin ve etki düzeylerinin etkileneceğini vurgulamışlardır. Benzer şekilde, Karoli ve ark. Ramazan ayında düzenli olarak Levotiroksin kullanmakta olan hastaların % 75’inin ilaç saatlerine uymadığı, ancak buna karşın tiroid hormon (TSH) değerlerinin bozulmadığını belirlemişlerdir. Teofilin adlı astım ilacının ise yoğun protein ile birlikte alındığında vücuttan atılımının gecikmesine neden olmaktadır. Bu nedenle, kronik kalp ve damar hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı olan kişiler oruç tutmayı planlıyorlar ise mutlaka kendi doktorlarından ilaç kullanımları konusunda görüş almaları gerekir.

Gebeler Ramazan ayında oruç tutabilir mi?

Hasta olanlar, zorunlu olarak seyahat edenler, hamileler, lohusalar, adet dönemi olan kadınlar ve düşkün kişiler İslam dininde oruçtan muaf tutulmaktadır, ancak bu gruptaki kişilerin bir kısmının birçok toplumda oruç tutmaya devam ettikleri bilinmektedir. Joosoph ve ark. 2004 yılında Singapur’daki Müslümanlar üzerinde gerçekleştirdikleri bir anket çalışmasında, gebelerin % 87’sinin Ramazan ayında en az bir gün ve % 33’ünün 30 gün boyunca düzenli olarak oruç tutuğunu ve bu grupta yer alan kadınların, İslam’ın hamilelerin oruçtan muaf olduğuna izin verdiğini bilmediklerini belirlemişlerdir. Oruç tutmayanlara yapılan ankette ise, % 46’sının gebelik, % 42’sinin çeşitli sağlık sorunları nedeniyle Ramazan orucu tutmadıklarını belirlemişlerdir. Ancak, genel bilgilere göre oruç tutan gebelerde, yükselen kan şekeri ve HbA1C düzeyleri nedeni ile, hem anne, hem de bebek üzerinde ciddi hayati riskler doğduğu bilinmektedir.

Oruç tutan şeker hastalarında ne değişiklikler görülür? 

Özellikle, insüline bağımlı olan Tip 1 şeker hastalarında Ramazan ayında ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Ramazan ayında sabah ve akşamları şekeri düşüren insülin hormonunda belirgin artış olduğu bilinmektedir. Benzer şekilde, bir stres hormonu olan kortizolde oruç ile birlikte belirgin bir şekilde artmaktadır. Ismail ve ark., Ramazan ayında oruç tutan insüline bağımlı gebe şeker hastalarını incelemişler ve insülin dozları hekim kontrolünde uygun şekilde ayarlandığında ciddi sorun olmayacağı sonucuna varmışlardır.

Bağırsak kesesi olan hastalar oruçtan nasıl etkilenir? 

Sıklıkla bağırsak sorunları nedeni ile, bağırsak kesesi, bağırsak torbası, stoma, ileostomi veya kolostomi taşımakta olan hastaların oruç tutması ile tuz kaybından endişe edilir. Altuntaş ve ark. kanser nedeni ile stoma uygulanmış 56 hastayı incelemişler ve oruç tutmanın herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığı sonucuna varmışlardır.
Oruç tutan organ nakli hastalarında ne değişiklikler görülür? 

Qurashi ve ark. Suudi Arabistan’da gerçekleştirdikleri çalışmada, böbrek nakli olmuş hastaların böbrek fonksiyonlarının oruç tuttuklarında olumsuz yönde etkilenmediğini göstermişlerdir. Benzer şekilde, Boobes ve ark. böbrek naklini takiben bir yılını doldurmuş hastaların oruç tutmasının sorun yaratmayacağını bildirmişlerdir. Ancak, oruç tutma kararının mutlaka organ naklini takip etmekte olan hekimle birlikte alınması gereklidir.


Benzer Makaleler: