Yıllar önce hemen her kadının hayali olan ‘hokka burunlar’ çoktan tarihe karıştı. Burun estetik operasyonlarında artık amaç, iyi nefes alabilen ve yüze uygun ‘doğal’ bir burun oluşturmak. Dolayısıyla artık burnun gerçekten estetik bir operasyona ihtiyacı olup olmadığı dikkate alınıyor. Peki ama burun estetiğine hangi durumlarda başvuruluyor?  

Prof. Dr. Yusufhan Süoğlu  KBB ve Baş-Boyun Cerrahi Uzmanı

 Ülkemizde en fazla yapılan estetiklerin başında rinoplasti, bir başka deyişle burun estetiği geliyor. Bunun nedeni ise burnun yüzümüzün tam ortasında yer alması nedeniyle yüz şeklimizde çok önemli bir konuma sahip olması. Bir dönemler hemen her kadının istediği ‘hokka burunlar’ çoktan tarihe karıştı.

Günümüzde rinoplasti ameliyatında amaç, fonksiyonel, yani nefes alan ve kişinin yüz ifadesine uygun ‘doğal ‘bir burun yapmak. Dolayısıyla artık ‘burnuma estetik yaptırmak istiyorum’ diye başvuran herkese hemen olumlu yanıt verilmiyor; kişinin buna gerçekten ihtiyacı olup olmadığına bakılıyor.

Burun estetik ameliyatı gerektiren 4 sorun!  

Burnun boyutları nedeniyle yüz ile uyumsuz olması estetik operasyona götüren en önemli nedeni oluşturuyor.

*Burnun yüze göre büyük veya küçük olması

*Kemerli görüntüsü olması,

*Burnun çöküntülü veya eğri olması,

*Burun ucunun düşük ya da deforme olması.

Rinoplasti ile ideal buruna erişmek mümkün mü?

İdeal buruna ulaşmak için her şeyden önce hastayla, kendisi için ideal burnun ne olduğunu belirlemek gerekir. Hastanın beklentileri ve fonksiyonel-estetik değerlendirme sonrasında yapabilecekler aynı çizgide olmalıdır. Cerrahi tekniklerin çeşitliliği bu anlamda elimizi oldukça güçlendiriyor. Yeter ki kişiye özel olan ideal burun konusunda hastamızla aynı fikirde olalım. Günümüzde rinoplasti ameliyatı olmaya karar veren kişi için tecrübeli ellerde çözülmeyecek sorun yok gibi. Ancak diğer estetik ameliyatlarda olduğu gibi rinoplasti de psikiyatrik bozukluklar olması durumunda ifade edilen sorunları çözemez. Ameliyat öncesi muayene ve değerlendirmelerimiz bu açıdan oldukça önem taşıyor.

 İdeal bir burun estetiği nasıl olmalı?

• Günümüzde giderek artan ‘’doğallık’’ kavramı Rinoplasti’nin geleceği için de geçerli. Bu nedenle burun yüzde yabancı durmamalı.  • Sosyal hayatta, kendisi ifade etmedikçe kişinin estetik burun ameliyatı geçirdiği fark edilmemeli.

• Yüz şekli, kaş, göz, dudak kalınlığı, çene yapısı, hatta kişinin cüssesiyle orantılı ve uyumlu olmalı.

• Yıllar içinde yüze aykırı kalmamalı, hastayı ameliyat olduğuna pişman etmemeli.

Rinoplasti’de kaç çeşit teknik uygulanıyor?

Rinoplasti, burun şekil çeşitliliği ve kişiye özel estetik hedef farklılığı nedeniyle çok sayıda teknik zenginliği olan bir ameliyat. Bu teknikler cerrahın bilgi, beceri ve tecrübesine göre farklılık gösterebiliyor. Aynı hedefe ulaşmak için kişisel deneyim ve alışkanlıklar doğrultusunda değişik teknikler kullanılabiliyor. Güncel olarak genel anlamda gelişen teknikler ”yapısal rinoplasti” başlığı altında toplanabiliyor. 15-20 yıl öncesinin ”indirgeyici rinoplasti”, yani kıkırdak ve kemik yapılardan doku eksiltmesine dayanan teknikleri artık belirli durumlar dışında tercih edilmiyor. Yapısal rinoplasti teknikleri, kişinin kendi dokularını koruyarak, çeşitli dikiş teknikleri ve/veya kıkırdak greft (kendi kıkırdak dokusu) eklemeleri ile estetik ve fonksiyonel hedefe ulaştırıyor. Operasyonlar da açık veya kapalı rinoplasti olmak üzere iki şekilde uygulanıyor.

Kapalı rinoplasti ne zaman tercih ediliyor?  Rinoplasti’nin açık ya da kapalı yapılması tek başına bir teknik olarak anlaşılmamalı. Kişinin burun özelliklerine, estetik gereksinimine ve cerrahın alışkanlığı ya da tecrübesine göre tercih edilen yaklaşım şekillerini oluşturuyor. Çok özellikli durumlar dışında, aynı hastaya iki yaklaşımla da aynı teknikler uygulanabiliyor. İki yaklaşımın da avantaj ve dezavantajı var. Kapalı yaklaşımda bütün cerrahi manevralar burun deliklerinden yapılıyor. Daha az doku kesisi ve ayrıştırması yapıldığı için iyileşme dönemi daha kısa oluyor. Simetrik burunlarda, burun ucu ve burun sırtı düzenlemeleri için sık kullandığımız bir yaklaşım. Kapalı yaklaşımlar cerrah açısından karmaşık ve birlikte uygulanan tekniklerin yapılması daha güç oluyor. Bu nedenle ileri şekil bozukluğu, doku destek eksikliği ya da çok problemli ikincil olarak yapılan (revizyon olguları) burunlarda tercih edilmiyor.

Açık yönteme hangi durumlarda başvuruluyor?

Açık yaklaşım, burun delikleri arasındaki cildin kesilmesiyle burun ucu ve sırtı cildinin kaldırılması yöntemidir. Daha geniş bir cerrahi görüş açısı ile rahat bir manevra alanı sağlıyor. İleri derecede eğri, deforme ya da çöküntülü ve birden fazla girişim uygulanmış burunlarda, özellikle greft (kıkırdak, kemik, yumuşak doku vs.) uygulamaları gereksiniminde açık yaklaşımı tercih ediliyor. Ancak, cerrahın tercihine göre kolay ya da karmaşık olgularda her zaman yeri olan bir tekniktir.  Rinoplastide sadece estetik unsurlar mı göz önüne alınıyor, yoksa burnun işlevselliği de önemli mi?  Burun yüzün tam ortasında konumlanmış, yüz karakterini yansıtan çok önemli estetik bir bileşendir. Daha da önemlisi 5 duyudan biri olan koku alma duyusu ve yaşamsal fonksiyonu olan solunum organıdır. Tıkalı bir burun ağız solunumu yapmaya zorladığı için ağız, boğaz, üst hava yolları hastalıkları, ses ve uyku bozuklukları gibi sağlık sorunları ortaya çıkar. Bu kadar işlevsel öneme sahip bir organda estetik ameliyat söz konusu olduğunda, dikkat edilmesi gereken asıl konu burun içi yapıların bütünlüğü ve uyumuna zarar vererek, fonksiyon bozukluğu yaratmamaktır. Mesaj olarak ifade etmek gerekirse; ‘’rinoplasti, sonrasında çalışan bir burun vaat etmeli.’’ diyebiliriz.

Rinoplastide son gelişmeler neler?  

Gelişen teknikler sayesinde ameliyat sonrası konforlu bir iyileşme dönemi ile beraber hızlı günlük hayata dönme sağlanabilir.

• Operasyon sırasında doku bütünlüğünün korunması, daha kısa sürelerde teknik zenginliklerle amaca ulaşılması ve gelişen anestezi teknikleriyle hastalar rahat bir iyileşme dönemi yaşıyor.

• Burun ameliyatı olan her hastada olduğu gibi tampon en büyük korku. Rinoplastide, birçok burun içi ameliyatında olduğu gibi burun tamponlarını çok nadir kullanılır. Eğri burun ya da septal rekonstrüksiyon gibi durumlarda kısa süreli doku desteği ve kan birikmelerini önlemek amaçlı slikon hava kanallı splintler kullanılabilir.

• Rinoplasti sonrası hastaların katlanmak zorunda olduğu tek olgu, 1 hafta süreyle burun sırtında bir atel ile yaşamaktır. Günümüzde bu ateller silikon ya da hafif metal malzemeden yapılması nedeniyle rahatsızlık yaratmıyor.


Benzer Makaleler: