Çocuklarda öfke durumunda görülen tepinme davranışı, engellenmeye karşı çıkmadaki reaksiyonlarının bağırma, çığlık atma, vurma, atma veya başını çarpma olduğu ufak çocukların sergilediği ‘korkunç ikili’ şeklindeki bir özelliktir. Bu durum çocuk psikolojisinin önemli konularındandır ve genellikle 15 ile 18. Aylar arasında başlar ve sıklıkla 3-4 yaşlara kadar devam eder, ki üç yaş çocuklarında oldukça sıktır. Çocukların benmerkezci yani dünyayı onların tüm ihtiyaçlarının anında karşılanması gereken bir yer gibi gördükleri çağlarda, nöbetler çok daha fazla görülür.

Nöbetler daha çok çocuk yorgun veya sıkılmış ise ortaya çıkar. Eğer istedikleri şey gerçekleşmeze bu onlar için bir felaket olur ve çığlık atabilir, yerinde tepinebilir, bağırabilir ve yatıştırılamayacak derecede ağlamaya başlayabilirler. Ebeveynler tarafından çatışmadan kaçma ve uzlaşmayı sağlamak açısından istemeyerek de olsa bu nöbetler ödüllendirildiğinde çocuklarda isteklerini yerine getirme ile bu nöbetler pekişmiş olur ve çocuk isteklerinin yerine gelmesi için bu davranışı sergilemeye başlar.

Çocukların yaşadıkları öfke nöbetlerinde dikkat edilmesi gereken hususlardan bir taneside nefes tutmadır. Özellikle 24 – 36 aylar arasındaki çocuklar çok öfkelendikleri zaman nefeslerini tutabilir, bazen suratı mosmor olana kadar veya kendilerinden geçene kadar bunu yapabilirler. Bu tip davranışlar bu yaşlardaki çocuklar için normaldir ancak nefes tutma aşırı boyutlara varılırsa bir çocuk psikoloğundan yardım almak gerekebilir.

Ailelerin pek çoğunun öfkeli çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda sıkıntı yaşadıkları görülebilmektedir. Çocuklardaki öfke davranışı sırasında;   · Bu durumun bu yaş çocukları için çok normal olduğunu ve hemen hemen pek çok çocukta bu tip davranışların olduğu unutulmamalıdır,  · Görmezlikten gelinebilecek gibi olanı görmezlikten gelerek çocuk yalnız bırakılmalı,

· Nöbetlere neden olabilecek eylemlerden mümkün olduğu kadar kaçınılmalı,

· Eğer çocuk stres yüzünden böyle yapıyorsa bu strese neden olan etmenler azaltılmalı,

· Krize girdi diye çocuğa daha fazla ilgi gösterilmemeli,

· Ona bu öfke davranışına son vermesi söylenmeli, bu nöbetle daha kötüleşmeden dikkatini dağıtmaya çalışmalı,

· Öfke krizi yaşamadığı zamanlarda onla ilgi ve sevgi göstermeli,

· Çocuğa bu nöbet esnasında öfkelenmeye hakkı olduğunu ama bu yüzden anne baba olarak fikirlerin değiştirilemeyeceği ve öfke nöbeti sona erdiğinde onun yanında olunacağı söylenmelidir.  Bu konuda son olarak tekrar edilmesi gereken nokta, çocukların öfke davranışını pekiştirecek hareketlerden, onun öfkesini ödüllendirecek davranışlardan mümkün olduğu kadar kaçınılması gerektiğidir. Aşırı durumlarda ve bu öfke ile baş edilemeyen durumlarda bir çocuk psikoloğu’na başvurulması gerekir.

Psikolog Aslı DALAN


Benzer Makaleler: