Evliliklerin çoğu öylesine yüksek ve olumlu bir ayar noktasıyla başlar ki, her iki taraf da ilişkinin raydan çıkacağını düşünemez bile. Ancak çoğu kez, bu mutlu durum uzun sürmez.Zamanla öfke, kızgınlık ve kırgınlık gitgide birikerek, dostluğu yok etme noktasına gelir. En sonunda olumsuz duygunun ağır bastığı noktaya varırlar. Herşey giderek olumsuz bir biçimde yorumlanır. Nötr bir ses tonuyla söylenen sözler alınmaya neden olur. Kadın, ‘İçinde yemek yokken mikrodalga fırını çalıştırmamalısın’, der. Kocası ise bunu bir saldırı olarak görüp, ‘Bana ne yapacağımı söyleme, kullanma kılavuzunu okuyan benim! gibi bir şeyler söyler. Böylece bir kavga daha başlar. Bu noktaya vardığınızda, ilk başlarda sizi bir araya getiren temel bağa dönmek,akıntıya karşı kürek çekmek kadar zor gelir. Ancak bu imkansız değildir.

Evliliğin Amacı

En güçlü evliliklerde, karı-koca derin bir anlam duygusunu paylaşırlar. Geçinmekle kalmayıp, ayrıca birbirinin umut ve arzularını desteklerler ve birlikteliklerinde bir amaç duygusu geliştirirler. Evlilikte bunun yapılamaması, karı-kocanın bitmek bilmeyen, yararsız ağız dalaşlarına girmelerine ya da kendilerini tecrit edilmiş ve yalnız hissetmelerine neden olur. Kavga eden çiftlerin çoğu kavgasının, tuvalet kapağı açık mı yoksa kapalımı, ya da çöpü çıkarma sırası kimde gibi konularla ilgisi yoktur. Bu yüzeysel çatışmaları körükleyip, çok daha yoğun ve incitici hale getiren daha derin,gizli meseleler vardır. Bunu anladığınız anda, evlilikle ilgili en şaşırtıcı hakikatlerden birini kabullenmeye hazır olacaksınız. Evlilik çatışmalarının çoğu çözülemez. Çiftler birbirlerinin zihniyetini değiştirmek için yıllarını harcarlar; ancak bu mümkün değildir. Çünkü anlaşmazlarından çoğunun kökeninde, yaşam tarzı, kişilik ya da değerlere ilişkin köklü farklılıklar yatar. Bu farklılıklar üzerinde kavga ederek, ancak zamanlarını boşa harcamayı ve evliliklerine zarar vermeyi başarabilirler.

Bu, ilişkiniz çatışmalıysa hiç bir şey yapamayacağınız anlamına gelmez. Sadece çatışma çözümü tavsiyesinin işe yarayamayacağını gösterir. Bunun yerine, aranızdaki çatışmaya neden olan temel farklılığı anlamanız ve birbirinize değer verip saygı göstererek o farklılıkla birlikte yaşamayı öğrenmeniz gerekir. Ancak o zaman evliliğinizde ortak bir anlam ve amaç duygusu yaratabilirsiniz.
İlişkinizde aşağıdaki olumsuzluk türleri varsa, ilişki açısından ölümcül olur. Bu olumsuzluk türlerine Mahşerin Dört Atlısı denir.

Mahşerin 4 Atlısı

1. Eleştiri: Birlikte yaşadığınız kişi hakkında her zaman bazı yakınmalarınız olacaktır. Ancak yakınmayla eleştiri arasında dünya kadar fark vardır. Yakınma sadece,eşinizin başarısız olduğu belirli bir eyleme yöneliktir. Eleştiri ise daha geneldir; eşinizin karakterine ya da kişiliğine yönelik bazı olumsuz sözleri de işin içine katar. ‘Dün gece mutfağı süpürmediğin için çok kızgınım. Bu işi sırasıyla yapacağımız konusunda anlaşmıştık.’ bir yakınmadır. ‘Niçin bu kadar unutkansın? Hiç umursamıyorsun.’ bir eleştiridir. Yakınma belirli bir davranış üzerinde odaklanır, eleştiri ise suçlama ve genel karaktere yönelik saldırıyla işi berbat eder.
Yakınmayla eleştiri arasındaki farkı gösteren birkaç örnek daha verecek olursak;
Yakınma; Arabada benzin kalmamış. Dolduracağını söylediğin halde neden doldurmadın?
Eleştiri; Niçin hiçbir şeyi aklında tutamıyorsun? Depoyu doldurmanı sana bin kez söyledim, yine yapmamışsın.
Yakınma; Sevişemeyecek kadar yorgun olduğunu bana daha önce söylemeliydin. Gerçekten düş kırıklığına uğradım ve canım sıkıldı.
Eleştiri; Neden hep bu kadar bencilsin? Beni yüreklendirmen gerçekten iğrençti. Sevişemeyecek kadar yorgun olduğunu daha önce söylemeliydin.
Yakınma; Yemeğe birilerini davet etmeden önce fikrimi alman gerekirdi. Bu akşam seninle başbaşa kalmak istiyordum.
Eleştiri; Niçin arkadaşlarına öncelik tanıyıp duruyorsun? Listende hep son sıradayım. Bu akşam sözde baş başa yemek yiyecektik.
Bu eleştirilerde kendinizin ya da eşinizin sesinin yankılandığını duyuyorsanız, yalnız sayılmazsınız. İlk atlıya, ilişkilerde çok sık rastlanır. Bu nedenle, eşinizle birbirinizi eleştirdiğinizi keşfediyorsanız , hemen boşanacağınızı sanmayın. Eleştirinin kötü yanı, yaygınlaştığında, çok daha ölümcül olan diğer atlının yolunu açmasıdır.
2. Atlı: Hor görme; Kuşkuculuk, iğneleme, sıfat yakıştırma, göz devirme, küçümseme, alay etme ve kara mizah da hor görme biçimleridir.
Örnek verecek olursak; Bir ayakkabı mağazasının müdürü olan Ali, en azından karısına karşı tam bir aşağılama ustasıydı. Karısı Ayşe ile para harcama konusundaki farklı görüşlerini tartışmaya çalıştıkları sırada neler olduğuna bakalım. Ali şöyle diyor; Araçlarımız ve giysilerimiz arasındaki farka baksana. Bence bu kim olduğumuzu ve neye değer verdiğimizi çok iyi açıklıyor. Arabamı yıkamamla dalga geçiyorsun, sonra da gidip kendi arabanı başkasına yıkatmak için para veriyorsun. Arabana dünya kadar para harcıyoruz ve sen onu yıkama zahmetine bile katlanamıyorsun. Bence bu çok çirkin. Yaptığın en iğrenç şey herhalde budur. Bu oldukça iyi bir hor göme örneği. Ali, paralarını farklı biçimde harcadıklarını belirtmekle yetinmiyor. Karısını ahlak bozukluğuyla- iğrenç davranmakla-suçluyor.
Ayşe, arabasını tek başına yıkamanın kendisi için fiziksel açıdan zor olduğunu söyleyerek karşılık veriyor. Ali bu açıklamayı göz ardı ediyor ve ahlak dersi vermeye devam ediyor. ‘Arabama iyi bakıyorum, çünkü daha iyi bakarsam daha fazla dayanır. Ben senin gibi, ‘Gider yenisini alırım’ zihniyetiyle hareket etmiyorum.
Hala Ali’yi kendi tarafına çekmeye umudu taşıyan Ayşe, ‘Arabamı yıkamama yardımcı olabilirsen, çok sevinirim. Bu gerçekten hoşuma gider’, diyor. Ancak Ali, bu uzlaşma olanağına sarılmak yerine, savaşmak istiyor. ‘Sen benim arabamı yıkamama kaç kere yardım ettin?’ diye tersleniyor.
Ayşe bir kez daha uzlaşmaya çalışıyor. ‘Sen arabamı yıkamama yardımcı olursan, bende senin arabanı yıkamana yardım ederim.’
Ancak Ali’nin amacı bu meseleyi çözmek değil, Ayşe’yi alt etmek olduğu için, ‘benim sorum bu değil. Bana kaç kere yardım ettin?’ diyor.
‘Hiç etmedim,’ diyor Ayşe. ‘Gördün mü? ‘diyor Ali. Bence burada da yeterince sorumluluk sahibi değilsin. Baban sana bir ev alsaydı, gelip boyamasını da bekler miydin ondan?’
‘Peki,arabanı yıkamana her zaman yardımcı olursam, sen de arabamı yıkamama her zaman yardım eder misin?’ diyor Ayşe.
‘Bana yardım etmeni istediğimden emin değilim,’ diyor Ali gülerek.
‘Peki,arabamı yıkamama her zaman yardım edecek misin?’ diye soruyor Ayşe.
‘Yardım edebileceğim zaman ederim. Sana bu konuda ömür boyu garanti veremem. Ne yapacaksın, beni mahkemeye mi vereceksin?’ diye soruyor Ali, yine gülüyor.
Bu tartışmayı dinledikçe, Ali’nin başlıca amacının karısını aşağılamak olduğu açıklık kazanıyor. Hor görme, ‘Bence bu, kim olduğumuzu ve neye değer verdiğimizi çok iyi açıklıyor,’ ya da ‘Ben senin gibi ‘gider yenisini alırsın’ zihniyetiyle hareket etmiyorum,’ derken olduğu gibi, ahlak dersi kisvesi altında ortaya çıkıyor.
Hor görme, eşinize karşı içinizde kaynayan olumsuz düşüncelerle ateşlenir. Farklılıklarınız halledilmediyse, bu tür düşüncelere kapılma olasılığınız daha yüksektir.
Hor görmenin yakın akrabası olan kavgacılık da, ilişki için aynı şekilde ölümcüldür.
Tehdit ya da tahriki içerdiği için, bir çeşit saldırgan öfkedir.Ali’nin Ayşe’ye ‘Ne yapacaksın, beni mahkemeye mi vereceksin?’ derken, şaka yaptığını sansa da, aslında kavgacı bir tutum sergilemektedir.
3. Atlı: Kendini Savunma: Ayşe’nin kendisini savunmasında olduğu gibi, saldırıya geçen eş, pes etmez ya da özür dilemez. Bunun nedeni, kendini savunmanın bir çeşit karşı tarafı suçlama olmasıdır. Söylenen asıl şey, ‘Sorun bende değil, sende’dir. Savunmacılık, çatışmayı tırmandırır, ölümcül olmasının da nedeni budur.
4. Atlı: Araya Duvar Örme; İki kişi arasında geçen tipik bir konuşma süresince, dinleyici dikkat ettiğine dair konuşmacıya çeşitli ip uçları verir. Göz teması kurabilir, başını sallayabilir. Araya duvar ören biri ise, size böyle bir geribildirimde bulunmaz. Genelde hiç sesini çıkarmadan başka yöne ya da aşağı bakar. Vurdumduymaz bir taş duvar gibi oturur. Duvar ören kişi, söylediklerinizi duysa bile, hiç ilgilenmiyormuş gibi davranır.Araya duvar örme,diğer üç atlıya kıyasla, evliliğin daha sonraki bir aşamasında gelir.


Benzer Makaleler: