İdrar yolları taş hastalığı, oluşumunda pek çok faktörün rol oynadığı önemli bir sağlık sorunu. Her yaşta görülmekle birlikte daha çok 25-40 yaşları arasında ortaya çıkıyor. Erkeklerde kadınlara oranla 3-4 kat daha sık gözlenen hastalık, çocukları da etkiliyor. Öyle ki tüm taş hastalarının % 2-3 kadarını çocuklar oluşturuyor.

Görülme sıklığı giderek artan ve çoğu zaman doğum sancısıyla kıyaslanacak kadar şiddetli ağrıyla kendini gösteren böbrek taşlarının nedenleri arasında ilk sırada yanlış beslenme geliyor. Yetişkinlerde göğüs ağrısı ve idrarda kanama görülürken, küçük çocuklarda kusma ve huzursuzluk ile ortaya çıkan hastalıkta ağrı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve idrarda kanama şikayetleri hastaları hekime götüren nedenler arasında. Böbrek taşlarının mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Kurtuluş, “Aksi takdirde böbrekte fonksiyon kaybına ve enfeksiyona sebep olabilir” uyarısında bulundu.

TAŞTAN KORUNMAK İÇİN YÜRÜYÜŞ YAPIN
Doç. Kurtuluş, taş hastalığından korunmak için önerilerini şu şekilde sıraladı: “Beslenme alışkanlığı, yaşam tarzı ve sıvı alımının düzenlenmesi bir sağlık politikası olmalıdır. Günlük egzersiz ve yürümeyi ihmal etmemek gereklidir. Hastalar, ideal kilolarına ulaşmak için düşük kalorili diyetlerle kilo verme konusunda cesaretlendirilmelidir. Hastalara, günlük idrar miktarı 2 litre olacak şekilde su içme konusunda ısrar edilmelidir. Yatmadan önce 500 ml su içilmesi önerilmelidir. Sıvı alımı 24 saat içerisinde dengeli dağıtılmalı, terleme nedeniyle ekstra bir sıvı kaybı varsa miktar arttırılmalıdır.

YAĞ VE KARBONHİDRAT TÜKETİMİNE DİKKAT
Suyun yerini almamak kaydıyla diğer sıvılar tüketilebilir. Limonata ve greyfurt suyunun sitrat miktarını arttırarak koruyucu bir rol oynadığı gösterilmiştir. Kola ve gazlı içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Hayvansal protein alımı sınırlandırılmalıdır. Et, balık, tavuk, yumurta, süt ve süt ürünlerinden alınan protein 50-60mg/gün’ü aşmamalıdır. Aşırı miktarda karbonhidrat tüketiminden kaçınmak gerekir. Aşırı miktarda doymuş yağlardan tüketilmemeli ve kalori ihtiyacı omega 3 yağ asitleri içeren yiyeceklerden sağlanmalıdır.

TUZU KISITLAYIN
Tuz tüketimi azaltılmalıdır. Süt, yoğurt ve peynir aşırı olmamak kaydıyla düzenli olarak tüketilmelidir. Aşırı tuzlu peynirlerden uzak durulmalıdır. Hastalar meyve ve sebze tüketimi konusunda yönlendirilirken, aşırı oksalat içeren ıspanak, kakao, pancar gibi yiyeceklerden ise uzak durulmalıdır. Hastalara Vitamin D takviyesi yapılmamalı, vitamin C alımı ise günlük 1500-2000mg ile sınırlandırılmalıdır. Vitamin B6 eksikliğine ise dikkat edilmelidir.”

BOYUTUNA VE YERİNE GÖRE TEDAVİ
Tedavinin taşların boyutuna ve bulundukları yere göre değiştiğini ve “5 milimetreye kadar olan taşlar, medikal tedavi ve bol sıvı alımı ile kendiliğinden düşebilmektedir” diyen Doç. Kurtuluş, taşın boyutu büyüdükçe müdahalesiz düşürme olasılığının azaldığını vurguladı ve tedavi yöntemlerini şöyle sıraladı:

ESWL (Vücut Dışından Şok Dalgaları ile Taş Kırma): Böbrek taşlarının tedavisinde sıkça kullanılan bir yöntemdir. Şok dalgaları ile taş kırılarak, taş parçalarının idrar yoluyla atılması beklenir. Bu süreç haftalarca sürebilir ve ağrılı olabilir. Bazı durumlarda kırılan taşlar tıkanıklığa sebep olabilir. Ek tedavi gereksinimi olabilir.

PCNL (Perkütan Nefrolitotripsi): Böbrek taşları büyük olduğunda veya ESWL ile kırılamadığında uygulanan bir yöntemdir. Bel bölgesinden 1santimlik bir insizyon ile böbreğe endoskopik yoldan girilerek, taş bir bütün halinde ya da çeşitli enerji kaynaklarıyla kırılarak aynı yoldan dışarı alınır.

URS (Üreteroskopi): Üreter kanalı içerisindeki taşlar düşmezse ya da kırılamazsa, idrar yolundan üreteroskop ile girilerek holmium lazer ya da başka enerji kaynaklarıyla kırılabilirler. Fleksible (kıvrılabilen) üreteroskoplar ile böbrek içindeki taşlar bile endoskopik olarak tedavi edilebilmektedir.


Benzer Makaleler: